Streaming platformlarının son yıllarda artmasıyla birlikte ortaya çıkan iş çeşitliliği de benzer oranda arttı. Her platformun kendi ürettiği yapımların çoğalması, izlenmesi gereken dizilerin bir liste hâlinde sunulması ihtiyacını doğuruyor.
Netflix, HBO Max ve Apple TV+ gibi birbirinden farklı platformların dizilerini bu listede toplayarak, 2025 yılının televizyon dünyası açısından nasıl geçtiğini de bir yandan değerlendirmiş oluyoruz.
Bahsettiğimiz Diziler
- The Pitt
- Task
- Pluribus
- The Studio
- Severance
- Adolescence
- Andor
Hbo Max Dizileri
HBO Max tarafında kuşkusuz bu yılın en iyi yapımı, Emmy töreninde de ödüllendirilen The Pitt. Noah Wyle’ın başrolde yer aldığı The Pitt, bir hastanenin acil servisine odaklanıyor. 15 bölümden oluşan sezon, tempolu bir biçimde 15 saatlik bir vardiyada yaşananlara odaklanıyor. Günümüz dünyasının problemlerinin birçoğuna da değinmeyi başaran dizi, akıcı temposu ve sürükleyici gidişatıyla yabancı dizi tavsiyesi isteyenlerin kaçırmaması gereken bir lezzet.
Yılın izlenmesi gereken dizileri akla geldiğinde elbette Task de bunlardan biri oluyor. Mark Ruffalo’nun başrolde olduğu dizi, küçük bir FBI ekibine odaklanıyor. Muadillerine kıyasla uçup kaçmadan, kendi küçük hikâyesini ağır denebilecek bir tempoda izleyicisini sıkmadan anlatmaya çalışıyor. Fazla aksiyondan ziyade aile hayatı gibi hassas konuların merkezde olduğu dizi, eleştirmenler ve izleyiciler tarafından da oldukça sevildi. Hatta ikinci sezon onayını da alan Task, yabancı dizi tavsiyesi isteyenler için kaçırılmaması gereken bir başka yapım.

Apple Tv+ Dizileri
Apple TV+, bu yıl dizi konusunda en iyi iş yapan streaming platformu olabilir. İlk sezonu Pluribus, dokuz bölümden oluşacak olsa da henüz altı bölümü yayınlanmasına rağmen ortalığı kasıp kavurdu. Dizinin başında Breaking Bad ve Better Call Saul’dan tanıdığımız Vince Gilligan bulunuyor. Devam eden yabancı dizi tavsiyesi soranlar için kaçırılmayacak bir şans. Uzaydan gelen bir virüse karşı bağışıklığı bulunan 12 kişiden biri olan Carol Sturka’nın hikayesine odaklanıyoruz. İzlenecek diziler konusunda başı çektiğini söylememiz gerekiyor. on zamanlarda gerek dizilerde gerek filmlerde yaşanan senaryo problemlerini düşündüğümüzde Pluribus kendisini gerçekten özel kılıyor. Yaratıcılıktan uzak, birbirinin aynısı olan yapımların peş peşe geldiği bu süreçte Vince Gilligan, şapkadan tavşan çıkarmayı yine başarıyor.
Tam 5 Emmy Ödülü kazanan The Studio, bu yılın popüler işlerinden bir diğeri oldu. Komedi alanında yabancı dizi tavsiyesine ihtiyaç duyanların kesinlikle kaçırmaması gereken bir yapım. Seth Rogen ve Evan Goldberg’ün kaleminden çıkan The Studio, Hollywood’un günümüzdeki problemlerini eğlenceli bir biçimde ele alıyor. Yaptığı bolca komik göndermenin yanı sıra, akıllıca yazılan kurgu ve hikâye izleyiciyi bir an olsun diziden koparmıyor. Kesinlikle yılın izlenecek dizilerinden bir tanesi.
İlk sezonuyla büyük ses getiren Severance, ikinci sezonuyla da bu ivmesini korumayı başarıyor. 2025 yılının Ocak ayında yayınlanan ikinci sezon, yılın erken dönemlerinde çıktığı için hafızalarda biraz geri planda kalsa da kesinlikle yılın en iyi işlerinden biriydi. Pluribus’u anlatırken bahsettiğim yaratıcılık kavramı, kesinlikle Severance için de geçerli. Bugüne kadar yayınlanan dizilerin birçoğundan esintiler taşısa da bunu kendi tarzında sunmayı başarıyor. Özel hayat ve iş hayatının birbirinden tamamen ayrıldığı bu sistemin arkasındaki gizem perdesine odaklanan dizi, iki sezonuyla da fark yarattı ve izlenecek diziler listesine üst sıralardan girmeyi başarıyor.
Apple TV+ diğer platformlara göre biraz arka planda kalıyor gibi görünse de kalite açısından bazı noktalarda önde olduklarını bile söyleyebiliriz. Bu dizilerin dışında Silo, Dark Matter, Disclaimer, Presumed Innocent ve See gibi yapımlar da platformun arşivinde bulunuyor.

Netflix Ve Disney+
Bir Netflix dizisi olan Adolescence, 2025 yılının tartışmasız en hassas yapımlarından biri. Ergenlik dönemindeki çocukların karşılaştığı zorlukları ve toplumsal konuları temel alan dizi, psikolojik olarak oldukça etkileyici ve yer yer yıkıcı sahneler barındırıyor. Dizinin oldukça hassas olduğunu tekrar vurgulamalıyım; her şeyin neredeyse tamamen gerçekçi olması, bazı izleyiciler açısından uygun olmayabilir. Elbette bir şans vermenizi önersem de herkese önerebileceğim yabancı dizi tavsiyelerinden biri olmayacak.
Star Wars denilince beyaz perdede ne yazık ki aklımıza pek pozitif bir yapım gelmiyor. Fakat dizi tarafında bu tam olarak böyle değil. Mandolorian’ın yarattığı etkinin üzerine çıkış yapan Andor sadece bir Star Wars yapımı olmaktan çıkıp bir dizi olarakta kendinden söz ettirmeyi başardı. Belli noktalarda en iyi Star Wars yapımı bile olabileceğini söyleyeceğimiz dizi ikinci sezonuyla birlikte finalini yaptı.

Daha fazla dizi haberleri için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın.
