Bahsettiklerimiz
Pandemi döneminde çıkış yapan ilk filminin ardından Mortal Kombat bir kez daha beyaz perdeye uyarlanmıştı. Olumlu yorumların yanından bile geçmediği ünlü oyun serisinin uyarlaması, ikinci filmiyle yaklaşık 5 yıllık bir aranın ardından farklı bir hikaye ile tekrar vizyona giriyor. Mortal Kombat 2 başrolünde elbette bu defa filmin bütün tanıtım çalışmalarının döndüğü isim olan Karl Urban’ı barındırıyor. Urban bu filmde Johnny Cage karakterini canlandırıyor. Canlandırırken de elbette kendisinden bekleneceği üzere enfes bir performans sergiliyor dersek yanılmış olmayız. Ülkemizde 8 Mayıs tarihinde vizyona girecek Mortal Kombat 2’yi biz önden izleme şansına ulaştık. Filmle ilgili görüşlerimize yazının kalanından ulaşabilirsiniz.
2. Film ile Çıta Yükseliyor
Mortal Kombat 2, ilk film ile kıyaslandığı zaman elbette kuşkusuz olarak çok daha film gibi hissettiriyor, en büyük artı olarak bundan bahsedebiliyor olmamız mümkün. Filmin ana hikayesi ve dramatik yönü Kitana ve Shao Kahn karakterleri etrafında kurgulanırken mizah yönü ve elbette popülerlik açısından Johnny Cage filmin büyük bir bölümünü taşımayı başarıyor. Film için yapılması gereken ilk yorum, basit bir film olduğu söylenebilir. Olması gerekenin de bu olduğunu söyleyebilirim. Fazla macera aramadan başlayıp biten bir film yapabilmek, özellikle korkunç bir filmin ardından vasat bir filmi bile beklenti açısından tatmin edici gösterebiliyor.
Mortal Kombat 2 filmin genel süresi boyunca oyunlara sık sık göndermeler yapıldığını görebiliyoruz. Özellikle turnuva sahnelerinde karakterlerin seçimleri veya bitirici aksiyonlar gibi konularda vahşet konusunda da oyunlara yaklaşmayı deneyebilmişler. Deneyebilmişler diyorum çünkü benim için yeterli bir seviye olsa da oyunlardaki vahşet ve aksiyon seviyesi herkesin malumu. Mortal Kombat 2 genelinde de bunu ilk filme göre yine özellikle daha üst bir seviyeye çıkarmayı başarmışlar.
Kitana ve Shao Kahn karakterlerinden bahsetmek gerekirse Kitana bence hiç fena değildi, karakterin motivasyonunu ve dramatik altyapısını bir nebze olsun seyirciye geçirmeyi beceriyorlar. Ama Shao Kahn konusunda ne yazık ki pek bunları söylemeyeceğim. Filmin ana kötü karakteri olmasına rağmen herhangi bir korkutuculuğu veya caydırıcılığı hissedilmiyor. Aksine neredeyse bütün karakterlerin kendisini yenebileceği izlenimi bile veriyorlar dersem abartmış olmam.
Baştan Savma Düzen
Kötü karakter bu kadar yetersiz olarak tasarlanınca haliyle filmi izlerken diğer karakterlerin de tasarımları açısından bir şüphe ile yaklaşılması doğal oluyor. Fakat film genelince en azından benim için Shao Kahn dışında hayal kırıklığına uğradığım bir karakter olduğunu söyleyemem. Özellikle bu şekil çerezlik diyebileceğimiz filmlerde fazla bir karakter altyapısı aranması hayal oluyor. Ki bunu da hedeflemiyorlar zaten. Hedeflemedikleri gibi bunun için uğraşmıyorlar. Fakat neredeyse her karakterin kendisine ait bir sahnesi filmde yer alıyor. Bu sahneler de gerçekten iyi tasarlanmış.
Karakterlerin kendilerine ait olan sahnelerin filmde en tatmin edici noktalar olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Liu Kang’ın olduğu sekanslar görsel olarak en tatmin edici anlar içerisinde yer alıyor. Filmi elbette Johnny Cage karakteriyle Karl Urban taşıyor. Her sekansda kendisini görmek istiyorsunuz çünkü karakter en başta sempatik ve tam bir Karl Urban karakteri. The Boys dizisindeki Butcher’ın mizahi tarafını alıp daha insancıl bir karakter oluşturulmuş ve elbette sakalları kesilmiş. Oyuncu role ilk duyurulduğunda aklıma gelen ilk düşünce “fazla yaşlı değil mi?” sorusu olmuştu. Fakat filmin içerisinde bunu oldukça iyi kurtarmışlar ve absürtleştirmeden aktarmayı başarmışlar. Zaten neyi ne kadar absürtleştirebilirlerdi o da başka bir soru işareti.
Filmin kendisini fazla ciddiye almayan yapısını beğendim. Fakat bir noktadan sonra çok fazla popüler kültüre olan göndermelerin sayısı bir hayli artmaya başlayınca kabak tadı vermeye başladı. Bu da muhtemelen bilinçli bir tercih fakat ben bir noktadan sonra “yeter artık” moduna geçtim. Dövüş sahnelerinin kurgusu ve koreografisi de yine artı puan verebileceğim noktalar arasında yer alıyor. Beğendiğim sahneler var dediğim gibi ama filmden çıktıktan sonra aklımda kalan bir dövüş sahnesi var mı diye sorduğunuzda cevap vereceğim zaman örnek vermem de güç. Keyifli ama akılda kalıcı sahneler pek bulunmuyor. Bu da bence yine filmin büyük eksilerinden bir tanesi. Genel kitleye hitap edebilecek bir film, oyuncu performansları fena değil, izleyeni bence pişman etmez ama herkese göre de olmadığı kesin.
Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın

Mortal Kombat 2
Mortal Kombat 2 ilk filme kıyasla çok daha iyi olsa da yine de vasatı çok fazla aşabildiği söylenemez. Basit yapısı ve kolay izlenebilirliği avantaj olsa da film belli noktalardan sonra kendi tekrarına fazla düşüyor ve izleyicide bir kopma yaşanmasına neden olabiliyor.
