Haberimizin Başlıkları
EA Adım Adım Satılıyor
Suudi Arabistan, ünlü oyun şirketi Electronic Arts’ı (EA) satın almak üzere büyük bir adım atıyor. Eğer planlanan 55 milyar dolarlık satış gerçekleşirse, şirketin neredeyse tamamı (%90’ından fazlası) Suudi Arabistan devletinin kontrolüne geçecek. Bu bilgi, resmi kurumlara yapılan başvurulardan öğrenildi. Anlaşmada Jared Kushner (Eski ABD başkanı Trump’ın damadı) gibi başka küçük ortaklar da var ama asıl söz sahibi Suudi Arabistan olacak. Bu devasa satın alma için gereken paranın büyük kısmını Suudi Arabistan peşin ödeyecek. Geriye kalan 20 milyar dolarlık kısım için ise bankadan kredi çekilecek. Planlara göre, bu kredi borcunu ödeyebilmek için şirkette yapay zeka teknolojileri daha fazla kullanılacak ve böylece çalışan masrafları ile diğer giderler azaltılacak.
İdari Yönetim Hâla belirsiz
Bazı haber kaynakları Suudi Arabistan fonunun parasal sıkıntılar yaşadığını iddia etse de, fon yetkilileri bunu reddediyor ve kasalarında bu iş için fazlasıyla nakit paraları olduğunu belirtiyor.
En büyük tartışma konusu ise şirketin nasıl yönetileceği. Electronic Arts’ın şu anki yöneticisi, “Sahiplerimiz değişse bile oyunlarımız ve değerlerimiz aynı kalacak” diyor. Ancak Suudi Arabistan yönetiminin insan hakları konusundaki kötü sicili (ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve kadın hakları gibi konular) bilindiği için, The Sims gibi her kesimi kucaklayan oyunların geleceği konusunda oyuncular endişeli.
Satın Alıma Oyuncular Olumlu Yaklaşmıyor
Oyuncuların endişelerinin başında, EA’in oyunlarındaki özgürlükçü yapı ile yeni sahibinin dünya görüşü arasındaki derin uçurum geliyor. Özellikle The Sims, Mass Effect veya Dragon Age gibi oyunlar, yıllardır kapsayıcılığı, farklı yaşam tarzlarını ve çeşitliliği barındırmasıyla biliniyor. Ancak Suudi Arabistan’ın bu konulardaki katı yasaları ve toplumsal kuralları göz önüne alındığında, oyuncular bu serilerin sansüre uğramasından veya sevdikleri içeriklerin tırpanlanmasından korkuyor. Şirketin neredeyse tamamının tek bir devletin kontrolüne geçmesi, “değerlerimiz değişmeyecek” açıklamalarına rağmen yaratıcı özgürlüğün kısıtlanabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Buna ek olarak, işin etik ve ekonomik boyutu da büyük bir huzursuzluk yaratıyor. Pek çok oyuncu, oyunlara harcadıkları paranın insan hakları ihlalleriyle eleştirilen bir yönetime gitmesinden rahatsızlık duyuyor ve bunu popüler kültür üzerinden yapılan bir “imaj temizleme” çabası olarak görüyor. Ekonomik açıdan ise, satın alma borcunu ödemek için “yapay zeka” kullanımının artırılacağının söylenmesi endişeleri körüklüyor. Oyuncular, masrafları kısmak adına insan emeğinin ve sanatsal dokunuşun azalacağını, bunun da ruhsuz, fabrikasyon ve kalitesi düşmüş oyunlara yol açacağını düşünüyor. Bu yapay zeka tartışmaları aynı zamanda toplu işten çıkarmalar anlamına da gelebilir.
Özellikle sanat tasarımları konusunda bir çok stüdyo yapay zekanın yardımını almaya başlamış olsa da, böylesine büyük bir alışveriş içerisinde yapay zeka özellikli dokunuşların artarak insan gücünün azaltılması gibi noktalara parmak basması çalışan kitle için fazlasıyla endişe verici. Kendi adımıza konuşursak yapay zeka hiçbir zaman insan dokunuşunun yerine geçemeyecek olsa bile şirketler için bu fikir elbette aynı olmayabilir. Gerekli verimlilik koşulları sağlanmasının ardından olumsuz dönüş alan ekiplerin belirli koşullar verilmeden bile işten çıkarılmasına yol açabilecek bir yapay zeka riski dönüyor toplum içerisinde.
Çalışanlar Şimdiden Endişeli
EA bünyesindeki geliştirici ekipler, şirketin satın alınması için kullanılacak 20 milyar dolarlık devasa kredi borcunun ödenme planında yatıyor. Yönetim, bu borcu dengelemek ve kârı artırmak amacıyla “üretken yapay zeka” teknolojilerine ağırlık vererek işletme maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor noktası bahsettiğimiz gibi çalışanların can alıcı noktası. Bu strateji, senaryo yazarlarından konsept sanatçılarına ve seslendirmenlere kadar yaratıcı süreçteki pek çok çalışanın işini kaybetmesi veya insan emeğinin yerini ruhsuz, otomatik üretimlerin alması riskini doğuruyor.

Bunun yanı sıra, BioWare veya Maxis gibi stüdyoların yıllardır benimsediği özgürlükçü ve kapsayıcı hikaye anlatımı, şirketin yeni sahibi olacak Suudi yönetiminin katı muhafazakar yapısıyla ters düşebilir. Bu durum, geliştiriciler üzerinde “patronları kızdırmama” korkusuyla bir otosansür baskısı yaratabilir veya doğrudan içerik müdahalelerine yol açabilir. Ayrıca, 55 milyar dolarlık bu devasa yatırımın karşılığını hızlıca almak isteyecek olan yeni yönetim, yeterince kâr getirmeyen projeleri veya stüdyoları eskisinden çok daha acımasız bir hızla kapatma yoluna gidebilir; bu da başarısı pamuk ipliğine bağlı yaratıcı ekiplerin geleceğini belirsizleştiriyor.
Bu Suudi Arabistan ve EA satın alımı hala sonuçlanmış değil. İlerlemede EA tarafı oyunculara özünü değiştirmeyeceği sözlerini veriyor olsa da oyuncu kitlesi bu söz konusunda çok umutlu değil ne yazık ki. Elbette satın alımın sonuçlanmasıyla karşılaştığımız yapımlar bu ortaklığın iki taraf için ne kadar olumlu olacağını belirleyecek olan yapı.
O zamana dek yapabileceğimiz en iyi şey, beklerken daha fazla konu hakkında haberdar olmak ve oyun incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmak olabilir.
