Geçtiğimiz 2 Hafta boyunca beni kendisine bağımlı eden oynaması ücretsiz hero-builder asenkron PvP autobattler bir kart oyunu. Benim için bu yılın en eşsiz ve en etkileyici oyunlarından birisi oldu. Artık sizler de ücretsiz bir şekilde 5 Mart’tan itibaren oynayabilirsiniz! Nasıl bir oyun olduğunu öğrenmek için can atıyor gibisiniz, gelin size The Bazaar oyununu anlatayım
The Bazaar’a Hoş Geldin
Canlı ve sürekli değişen bir galaktik pazarda geçiyor The Bazaar hatta evet adı da oradan geliyor. Bu galaktik pazarda birbirinden benzersiz kahramanlar, tüccarlar ve yaratıklar bulunuyor. Biz de bu kahramanlardan birisinin rolünü üstlenerek oyunu oynuyoruz. Her bir kahramanın kendisine özel 100+ eşya(kart) ve yetenek seti bulunuyor. Diğer kart oyunlarından bildiğimiz gibi maça girmeden önce bir deste oluşturmuyorsunuz aksine maç içinde oyunu oynarken aktif olarak karakterinizin eşya havuzundan bir deste oluşturuyorsunuz. Hatta açıkçası buna deste demek bile doğru olmayabilir. “Loadout” demek bir tık daha doğru sanki. Bu yazıyı yazarken oyunu açıklamayı düşündükçe ne kadar zor olduğunun farkına vardım. Hiç beklemediğiniz sistemleri, türleri ve mekanikleri bir araya getirerek karşımıza çıkan bir oyun. Şimdi bunların hepsini detaylı şekilde konuşalım;

Oyun sizin karakter seçip maça girmenizle başlıyor. Bu önemli kararlardan birisi çünkü maça girdikten sonra bunu değiştiremiyorsunuz. Her bir karakterin kendisine özel 100’den fazla eşyası ve yetenekleri bulunuyor. Tabii ki oyun içinde sadece bu eşyalarla sınırlı değilsiniz. Farklı tüccarlara girerek farklı karakterlerden eşyalar bile elde edebiliyorsunuz. Hedefiniz ise harika sinerjiye sahip bir loadout yapmak. Oyundaki eşyaları ve yetenekleri, bunların arasındaki tonlarca farklı sinerjiyi hesaba kattığınızda, inanılmaz miktarda strateji, planlama ve tabii ki şans söz konusu.
Maç içinde oyunun saat ve gün mekaniği çalışıyor. Her gün 7 saatten oluşuyor ve her bir saat 3 farklı seçenek önünüze sunuyor. Bazen tüccarlar bazen savaşmanız gereken yaratıklar bazen de rastgele olay dediğimiz etkinlikler. Her gün sonundaysa bir başka oyuncunun hayaletiyle savaşıyorsunuz. Oyuncuya karşı savaşı kazanırsanız 1 puan elde ediyorsunuz ve amacınız olabildiğinizce fazla(max 10) puan toplamak ve kazanmak. Oyuncuya karşı savaş kaybederseniz karşılaşmayı kaybettiğiniz güne göre prestige kaybediyorsunuz.(Örnek = 1. Günde 1 Prestige, 5. Günde 5 Prestige) Toplam 20 prestige kaybettiğinizde ise bu maç bitiyor ve ana menüye geri dönüyorsunuz.

Oyunda şu anlık 2 mod bulunuyor. Dereceli ve derecesiz. Dereceli oyun modunda ilerleme kaydetmek daha doğrusu “kazanmak” için toplamda 10 karşılaşma kazanmanıza gerek yok. 4 Karşılaşma kazanarak bile dereceli de kazanmış oluyorsunuz. Tabii 10 karşılaşma kazanarak “daha iyi” kazanabilirsiniz. Peki bu kazançlar size ne sağlıyor? Tabii ki gamba! Pardon yani sandık. 4-7-10 olmak üzere dönüm noktaları var. Dereceli modda bu dönüm noktalarına göre sandık kazanıyorsunuz. 4 karşılaşma kazanırsanız 1, 7 karşılaşma kazanırsanız 2 ve 10 karşılaşma kazanırsanız 3 sandık kazanabilirsiniz. Bu sandıkları açarak içinden eşyalar ve karakterler için kozmetik kostümler çıkartabiliyorsunuz. Oyunun adını aldığı diğer bir nokta ise burada geliyor THE BAZAAR! Kutulardan çıkardığınız kozmetikleri veya hatta direkt kutuları oyunun pazarında başka oyunculara satabiliyorsunuz. Her çıkardığınız kozmetiğin bir “baskı” numarası ve nadirliği bulunuyor. Mesela aşağıda gördüğünüz kostümü kutudan çıkardım ve bu kostümün 175684. baskısı. Pazarda “gem” karşılığı başka oyunculara satabilir, kazandığım gem’i dereceli oynamak veya pazardan başka şeyler açmak için kullanabilirim. Tabii oyunun pazarı daha açılmadı betada olduğu için. Tam sürümde açılacak fakat o zamana kadar oyunun beta sandığından kostümler çıkarıp biriktirebilirsiniz. Hesaplarınız sıfırlanmayacak.

Bir diğer oyun modu derecesiz. Burada bir şey kazanmak için 10 puan kazanmanız gerekiyor. En azından şimdilik fakat geliştiriciler derecesiz sisteminin değişeceğini belirtti. 10 Puan kazandığınızda ise 1 adet ücretsiz dereceli bileti kazanıyorsunuz. Ücretsiz dereceli mi? Dereceli paralı mı? Gibi sorular içine girdiğinizi duyar gibiyim. Hemen ateşlenmeyin, bir bardak soğuk su için çünkü düşündüğünüz kadar kötü bir sistem değil, hatta açıkçası bu sistemi ben beğendim ve hiç beğenmeyi beklemiyordum…
Dereceli sistemi oyunun “gem” sistemiyle çalışıyor. 1 dereceli maça girmek için 100 gem ödemeniz gerekiyor. Gem’ler oyunun gerçek parayla alınan veya sandıklardan çıkardığınız para birimi. 100 Gem = $1 değerinde. Her sandıktan kostümün yanında ekstra gem çıkıyor. Her gün 1 adet ücretsiz dereceli girme hakkınız bulunuyor. Mantıken bununla ve derecesiz oyundan kazandığınız biletlerle birlikte tamamen ücretsiz olarak dereceli oynayabilirsiniz. Zaten sandık açtıkça gem çıkıyor ve bu gemleri de dereceli girmek ve kutu kazanmak için kullanabilirsiniz. Ben tamamen her gün 1 ücretsiz dereceli oynayarak ve derecesiz oyundan kazandığım biletleri kullanmadan(açık betada kullanmak için biriktiriyordum) $13 değerinde gem biriktirdim. Bunu kısacası sınırsız ücretsiz döngüye ve kutu açmaya dönüştürebiliyorsunuz, zaten oyunun pazarı da açılınca kutudan çıkardığınız sevmediğiniz kozmetikleri satabileceksiniz gem karşılığı. O yüzden düşündüğünüzde bu sistem gerçekten oyuna harika işlenmiş. Ben çok beğendim.

Evet The Bazaar’ı yazarak anlatması ne kadar zorsa gerçekten oyunu öğrenmesi de bir o kadar zor. Çok fazla okuma, düşünme ve planlama gerektiriyor. Fakat kesinlikle autobattler, kart ve kahraman tabanlı oyunları seven oyuncuların bayılacağı bir yapım olmuş. Açık betasında şiddetle şans vermenizi tavsiye ediyorum.
Oyuna kayıt olmak ve indirmek isteyenler buraya tıklayabilir
The Bazaar’da görüşmek üzere. Hayaletimize denk gelirseniz bizimle Twitter’da paylaşmayı unutmayın! 🙂
Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!