Close Menu
    X (Twitter) Discord
    Tourens
    • Oyun
    • İncelemeler
    • Söylentiler
    • Pc
    • Konsol
    • Dizi / Film
    • Anime
    • Rehberler
    • Kutu Oyunları
    X (Twitter) Discord
    Tourens
    Outer Worlds 2 İnceleme Yazısı Kapak Fotoğrafı
    Outer Worlds 2 İnceleme Yazısı Kapak Fotoğrafı
    Mert TunaYazar: Mert Tuna23/10/20258 Dakika Okuma Süresi

    Outer Worlds 2 – İnceleme

    Yıllar önce Mojave Çölü’nde hissettiğimiz o tekinsiz özgürlük hissini, o gri ahlaki seçimlerin ağırlığını ve her yeteneğin bir kapıyı sonsuza dek açtığı (veya kapattığı) o derin rol yapma deneyimini hatırlıyor musunuz? Obsidian, Fallout: New Vegas’ta yakaladığı o şimşeği nihayet yeni bir şişeye hapsetmiş. The Outer Worlds 2, ilk oyunun temkinli adımlarını galaksinin boşluğuna fırlatıp, cüretkar bir devrime imza atıyor. Bu, sadece bir devam oyunu değil. Aynı zamanda bir ustanın imzasını taşıyan, yaşayan bir evren. Xbox’ın sağladığı erken erişim koduyla daldığımız bu macerada, akıllıca yazılmış diyaloglar, yerinde mizahı ve Retrofuturizm estetiğiyle, kurumsal distopyanın içinde kaybolmaya hazır olun.

    Not: Bu inceleme, oyunun ana hikayesine veya yan görevlerine dair hiçbir spoiler içermez. Yazıda kullanılan görseller, deneyiminizi korumak amacıyla olabildiğince oyunun ilk saatlerinden seçilmiştir.

    İnceleme İçeriği

    • Beklenen Atılım: İlk Oyundan Galaksilerce Uzakta
    • Retrofütürizm: Tüplü Monitörlerin Geleceği
    • Kalem, Silahtan Keskindir: Diyalog ve Mizah
    • Mekanik Dansı: Sinerji, Kusurlar ve Hiper-Özelleşme
    • Galaksinin Oyuncakları: Anlamlı Eşyalar ve Yeni Cihazlar
    • Yalnız Kovboyun Sonu: Yoldaşlar ve Denge
    • Gölgeler ve Pürüzler: Gözlemlediğim Eksiklikler
    • Son Söz ve Değerlendirme

    Beklenen Atılım: İlk Oyundan Galaksilerce Uzakta

    Dürüst olalım ilk The Outer Worlds keyifliydi ama bir yanıyla hep “Fallout-lite” hissettirmişti. Potansiyeli vardı ama zincirlerinden tam olarak kurtulamamıştı. Sizi bir noktaya kadar serbest bırakıyor, ancak sonra nazikçe koridorlara geri itiyordu. The Outer Worlds 2 ise o zincirleri kırmakla kalmıyor, onları bir silaha dönüştürüyor. Obsidian, ilk oyunda yapamadıklarını, çekindiklerini bu yeni oyunda tam potansiyelle kullanmış.

    Dünyası artık daha büyük, daha reaktif ve en önemlisi daha spontane. Yolda ilerlerken rastladığınız saldırıya uğramış bir konvoyun izini sürmek, sizi saatler sürecek, bambaşka bir yan görevin ve komplonun içine çekebiliyor. Görevler artık sadece “git-getir” listeleri değil. Bir hedefe ulaşmak için gizliliği, teknoloji becerilerinizi, ikna kabiliyetinizi veya kaba kuvveti kullanabileceğiniz çok kollu bulmacalara dönüşmüş. Bu, New Vegas’ı unutulmaz kılan o “Obsidian dokunuşu”nun ta kendisi.

    Retrofütürizm: Tüplü Monitörlerin Geleceği

    Oyunun estetiğini tanımlamak için aradığımız o mükemmel terim: Retrofuturizm. Yani, 1950’lerin ve 60’ların “gelecek” tasavvurunun teknolojiyle harmanlanması. Fallout’un “Atompunk” estetiği veya Blade Runner’ın o hantal ama işlevsel teknolojisi gibi. Outer Worlds 2, bu sanat tarzını kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Koca koca tüplü monitörler, hantal ama işlevsel cihazlar, analog düğmelerle dolu kokpitler ve neon ışıklı kurumsal logolar, galaksinin her köşesine sinmiş durumda.

    Ancak bu estetik seçim, asla gözü yormuyor. Renk paleti inanılmaz canlı ama bir o kadar da dengeli. Göz alıcı gün batımları, tuhaf gezegenlerin florasıyla birleştiğinde ortaya keşfi ödüllendiren manzaralar çıkıyor. Bu görsel başarıyı taçlandıran ise optimizasyon. Erken erişim sürümünde dahi, oyunun performansı son derece akıcı ve stabildi. Bu, keşif arzusunu asla baltalamayan teknik bir başarı.

    Kalem, Silahtan Keskindir: Diyalog ve Mizah

    Bir Obsidian oyununun kalbi, onun diyaloglarında atar. Outer Worlds 2, bu konuda ders veriyor. Karakterimizin geçmiş hikayesi ve yetenek puanları, sadece kilitli kapıları açmıyor, aynı zamanda kilitli dilleri de çözüyor. Yüksek “Tıp” yeteneğinizle bir vebanın kaynağını teşhis edebilir, “Mühendislik” ile bir reaktörü tamir edebilir veya “İkna” ile bir çatışmayı tamamen önleyebilirsiniz.

    Outer Worlds 2’yi oynarken Profesör arka planını ve Brilliant özelliğini seçtim. Yetenek puanlarımı ise ağırlıklı olarak Leadership, Speech, Science, Engineering, Sneak ve Observation alanlarına dağıttım. Oyunda mümkün olduğunca gizli ve barışçıl bir şekilde ilerlemeye çalıştım; diplomasiye ve gizliliğe öncelik verdim.

    Kendini “RPG” olarak tanımlayan birçok oyunda, diyalogların seçimlere etki ediyormuş gibi hissettirmesine rağmen aslında yalnızca ek bir sohbet penceresi açtığını görürüz. Ancak Outer Worlds 2, bu konuda farkını hissettiriyor. Hikâyenin gidişatını gerçekten etkileyebildiğinizi ve sahip olduğunuz becerilerin oyun deneyimine somut bir şekilde yansıdığını çok iyi hissettiriyor.

    Hatta “Profesör” geçmişini seçip, aynı anda “Dumb” özelliğini alarak tam bir “Idiot Savant” (Aptal Dâhi) karakter yaratmak bile mümkün. Bu durum, sadece istatistiklerinizi değil, diyalog seçeneklerinizi de kökten değiştirerek absürt ama bir o kadar da zekice anlara yol açıyor. En güzeli ise mizah kalitesi. Zorlama, göze batan espriler yerine, dünyanın absürt kurumsal yapısına sinmiş, yerinde ve zeki bir kara mizah anlayışı hakim.

    Mekanik Dansı: Sinerji, Kusurlar ve Hiper-Özelleşme

    Outer Worlds 2 IDLE Kamera

    Outer Worlds 2’nin rol yapma sistemleri, geleneksel RPG formüllerini (Attribute dağılımı gibi) bir kenara bırakıp, çok daha dinamik bir yapıya geçmiş. Artık her şey “Traits”, “Perks” ve “Flaws” arasındaki sinerjiye dayanıyor.

    Mekaniklerin kalbinde ise eski sistemi kökünden değiştiren bir felsefe yatıyor: Kusur (Flaw) sistemi. İlk oyunda kusurlar, sizi belirli bir şeye karşı zayıflatarak cezalandıran basit dezavantajlardı. Outer Worlds 2’de ise kusurlar, oyun tarzınızı pekiştiren birer risk/kazanç mekaniğine dönüşmüş.

    Örneğin, “Overprepared” kusurunu kabul ederseniz, şarjörünüzü son mermiden önce doldurma alışkanlığınız size +%50 şarjör kapasitesi veriyor. Ancak bir çatışmada şarjörünüzü tamamen boşaltırsanız, devasa bir hasar cezası alıyorsunuz. Ya da “Teetotaler” kusuru, iyileşme inhaler’ınızın toksisitesini artırıyor ama iyileştirme miktarını da fırlatıyor. Bu, kasıtlı olarak toksisiteyi zirveye çıkarıp “Crashing” denilen özel bir duruma girerek hasar bonusları kazanan, niş bir oyun tarzının kapısını aralıyor.

    Bu sistem, “Perk”lerle birleştiğinde “hiper-özelleşmiş” karakterler yaratıyor. “Overprepared” kusurunu, kritik vuruşlarda şarjörünüzü dolduran “Serendipitous Slayer” perki ile birleştirip, teorik olarak sonsuz ateş eden bir silahşöre dönüşebilirsiniz. Bu derinlik, her karaktere kendi imzasını atmasını sağlıyor.

    Galaksinin Oyuncakları: Anlamlı Eşyalar ve Yeni Cihazlar

    Karakter sinerjisi, eşyalara da yansımış. Artık eşyalar sadece “+%5 Hasar” veren sıkıcı istatistikler değil. Oyunda bulduğunuz “Bucket Helm” (Kova Miğfer), birinci şahısta görüşünüzü kapatsa da, durduğunuz yerde sizi görünmez yaparak hırsızlık için paha biçilmez bir araç haline geliyor. “Crashing” mekaniğini kullanan bir build mi yapıyorsunuz? O halde “Malpractice Helm” tam size göre, zira bu “crashing” durumundayken size +%20 hasar bonusu veriyor.

    En büyük yeniliklerden biri de “Gadget” sistemi. İlk oyundaki Taktiksel Zaman Genleşmesi artık temel bir özellik değil, bir cihaz slotuna taktığınız bir seçenek. Bu slotu çok daha ilginç şeylerle doldurabilirsiniz. Örneğin, Çift Zıplama modülü, keşfe ve savaşlara muazzam bir dikeylik katıyor. (Ancak dikkat: Bu modül sizi düşme hasarından kurtarmıyor!). Gizliliğe mi odaklandınız? O zaman cesetleri asitle eriterek geride iz bırakmamanızı sağlayan “Body Disposal Device” (Ceset Yok Etme Cihazı) tam size göre. Ben her ne kadar barışçıl gitmeye çalışsamda mecbur kaldığım zamanlarda cesetleri asit ile yok ederek ilerlemeye çalıştım.

    Yalnız Kovboyun Sonu: Yoldaşlar ve Denge

    Outer Worlds 2 Niles Abara

    İlk oyuna kıyasla zorluk bariz bir şekilde artırılmış. Düşmanlar artık daha akıllı ve daha tehlikeli. Bu durum, yoldaş sistemini çok daha kritik bir hale getiriyor. Yoldaşlarımız artık sadece hikaye anlatan yük hayvanları değil, savaşın dengesini değiştiren aktif unsurlar. Niles, düşman ateşini üzerine çekerek size nefes aldırırken, Nez size kritik anlarda iyileştirme paketleri atabiliyor. Onlara verdiğimiz yükseltmeler, savaşın seyrini doğrudan etkiliyor.

    Companion sistemini de es geçmemişler, ki bu harika bir karar olmuş. Yoldaşlarımız seviye atladıkça, bizim belirlediğimiz yeni soyut ve somut özellikler açılıyor. Bu sayede, başlangıçta sadece yanımızda duran basit bir NPC gibi görünen yoldaşlar, zamanla oldukça etkili birer savaş makinesine dönüşebiliyor.

    Ancak Obsidian, seçimi yine oyuncuya bırakmış: İsterseniz bu yolculuğu tamamen yalnız bir kurt olarak da bitirebilirsiniz. Yoldaşları hiç partinize almayabilir veya istediğiniz an üssünüze geri yollayabilirsiniz. Hatta isterseniz, (birkaç kilit NPC hariç) önünüze çıkanı yok ettiğiniz bir “Murder Hobo” rotası veya (neredeyse) kimseyi öldürmediğiniz bir “Pasifist” rotası izleyebilirsiniz. Bu esneklik, New Vegas’tan miras kalan en güzel özelliklerden biri.

    Gölgeler ve Pürüzler: Gözlemlediğim Eksiklikler

    The Outer Worlds 2, muazzam bir ilerleme kaydetmiş olsa da, kusursuz değil. Gözlemlediğim en belirgin pürüz, animasyon kalitesinde yatıyor. Birinci şahıs (FPS) bakış açısında çatışmalar ve etkileşimler son derece akıcı ve tatmin ediciyken, üçüncü şahıs (TPS) bakış açısına geçtiğimizde animasyonlar, özellikle de gizlilik ve yakın dövüş animasyonları, biraz kaba ve cilasız hissettiriyor. Bu durum oyunun geneline etki etmese de, özellikle üçüncü şahıs oynamayı tercih eden veya yakın dövüş odaklı bir karakter yaratmak isteyen oyuncuların fark edeceği bir detay.

    Oyunun hatırı sayılır bir kısmında, hem etrafı keşfederken rahat etmek hem de manzaranın tadını çıkarmak için üçüncü şahıs modunda zaman geçirdim. Bir RPG oyununda (özellikle Cyberpunk 2077’de beni en çok rahatsız eden durumlardan biriydi) donattığım karakterimi dışarıdan görememek her zaman can sıkıcı olmuştur. Elder Scrolls veya Fallout oyunlarında TPS modu pratikte ne kadar hantal olsa da, karakterimi dışarıdan görmek o karaktere olan aidiyet hissini ciddi biçimde artırıyordu.

    Son Söz ve Değerlendirme

    The Outer Worlds 2, Obsidian’ın “ustalık eserim” dediği bir yapım olmuş. İlk oyunun çekingenliğini atmış, New Vegas’ın o cesur ve derin ruhunu modern bir RPG’ye entegre etmiş. Bu oyun, her seçiminizin bir sonucu olduğu, her yetenek puanının bir anlam taşıdığı ve her kusurun bile bir fırsata dönüştürülebildiği, derin bir rol yapma deneyimi sunuyor. Zeki diyalogları, oyun tarzınızı ödüllendiren mekanikleri ve sizi içine çeken retrofütüristik dünyasıyla, yılın en iyi RPG’lerinden biri olmaya şimdiden aday.

    Eğer benim gibi kült hale gelmiş RPG oyunlarını ve uzay temalı fantezileri seviyorsanız, Outer Worlds 2’den büyük bir keyifle ayrılacaksınız. RPG türüne yeni başlayan bir oyuncuysanız bile, oyun sunduğu çeşitlilik sayesinde sizi kendine bağlamayı başaracaktır. Outer Worlds 2, hiç şüphesiz bu yılın en güçlü yapımlarından biri. Obsidian, sonunda hedeflediğine çok yakın bir oyun ortaya çıkarmış ve geleceğe emin adımlarla ilerlediğini bir kez daha kanıtlıyor.

    Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!

    Outer Worlds 2

    9 Mükemmel!

    Obsidian, The Outer Worlds 2 ile kurumsal distopyayı bir sanat eserine dönüştürüyor. New Vegas'ın ruhani mirasçısı olan bu yapım, derin RPG mekanikleri, unutulmaz diyalogları ve muazzam sanat tasarımıyla yılın en güçlü adaylarından biri.

    Artılar
    1. Akıllıca yazılmış, mizahı yerinde ve karakter yetenekleriyle dallanıp budaklanan diyaloglar.
    2. Göz alıcı Retrofuturizm sanat tasarımı ve göz yormayan renk paleti.
    3. Mükemmel optimizasyon ve akıcı performans.
    4. Dengeyi değiştiren, anlamlı yoldaş mekanikleri.
    5. Çift Zıplama gibi yenilikler getiren esnek
    6. Oyun tarzını cezalandırmak yerine pekiştiren yenilikçi ve derin
    Eksiler
    1. Üçüncü şahıs (TPS) animasyonları, özellikle yakın dövüş ve gizlilik anlarında, birinci şahıs kadar cilalı değil.
    2. Hikâyeyi destekleyen, akılda kalıcı müziklerin eksikliği
    3. FPS modu ile TPS modu arasında hızlı geçiş yapamıyoruz.
      Yorum bırakın

      Comments are closed.

      Editörün Seçtikleri

      The Game Awards 2025 Adayları

      Arc Raiders Güncelleme 1.2.0

      13/11/2025
      9

      Dispatch İncelemesi

      13/11/2025

      State of Play Japonya ve Asya 12 Kasım 2025

      11/11/2025

      Sevdiklerinizle Oynayabileceğiniz 5 Kutu Oyunu

      08/11/2025
      Sosyal Medya
      • Twitter
      • YouTube
      • Twitch
      • Instagram
      Tourens
      • İletişim
      • Ekibimiz
      • Hakkımızda
      © 2025 Tourens. Tüm Hakları Saklıdır.

      Arama kutusunun üzerine ne aramak istediğinizi yazın...