Uzun zamandır ajanlık ve aksiyon oyunu açlığını dindirmek için beklediğimiz 007 First Light nihayet sahnede. IO Interactive’in ellerinden çıkan bu yapımı enine boyuna deneyimleme fırsatı bulduk ve hem serinin hayranlarını hem de sinematik aksiyon arayanları oldukça şaşırtacak detaylarla karşılaştık. Peki, bu yeni macerada bizi neler bekliyor? İncelememiz PC üzerinden yapılmıştır.
İnceleme İçeriği
Bir Ajanın Doğuşu: Çömezlikten Ustalığa

007 First Light bildiğimiz “yenilmez ajan” stereotipinin aksine, çok olağanüstü yetenekleri olmayan ve hâlâ “çömez” diyebileceğimiz bir James ile başlıyor. Karakterimiz, askeri bir ekibin içinde eğitim görevlisi olarak yer alıyor. Ancak ekiple çıkılan bir operasyonda helikopterin vurulmasıyla her şey tepe taklak oluyor. Hayatta kalıp operasyonu kendi başımıza tamamlamaya çalışırken, telsizimize sızan bir MI6 ajanıyla tanışıyoruz. Onun yönlendirmeleriyle başarılı olduğumuz bu görev, James’e MI6’in kapılarını açıyor ve asıl ajanlık eğitimimiz başlıyor.
007 First Light’ın bu eğitim tarafı oldukça uzun ve yavaş bir tempoya sahip. İlk iki buçuk saat neredeyse hiçbir sinematik aksiyona girmiyorsunuz; her şey gizlilik ve James’in fiziksel olarak nasıl geliştiği (parkurlar, dövüş mekanikleri) üzerine kurulu. Ben bu ağırdan alan yapıyı ve karakterin gelişimini adım adım hissetmeyi çok sevdim ancak bazı oyuncular için bu kısım biraz uzun gelebilir.
Hikaye genel hatlarıyla dünyayı sarsacak bir derinliğe sahip olmasa da diyalog kalitesi beni gerçekten etkiledi. James komik, yakışıklı, vurdumduymaz ve sürekli konuşan bir karakter. Farklı oyunlarda bu kadar konuşan karakterler oyuncuyu yorabilir ancak burada zekice yazılmış diyaloglar ve karakter kimyası (özellikle MI6 ve eğitimcileriyle olan ilişkisi) sayesinde bu durum asla irite etmiyor.
Oynanış Dinamikleri: Gizlilik ve Aksiyonun Mükemmel Dengesi

Oynanış tarafına geçtiğimde 007 First Light beklentilerimin çok üstünde bir performans sergiledi. IO Interactive, Hitman serisinden edindiği gizlilik tecrübesini, Uncharted serisinden alışık olduğumuz sinematik aksiyonla şahane bir şekilde birleştirmiş. İki tür arasında öyle bir denge kurulmuş ki, ne aksiyona daldığınızda sırıtıyor ne de gizlilikte ilerlerken sıkılıyorsunuz.
Q Saati ve Etkileşimli Çevre
İnanılmaz iyi bölüm tasarımları var ve bu haritalarda en büyük yardımcınız Q Saati. Göreve başlamadan önce bu saat üzerinden ekipman diziliminizi (zehirli dart, lazer ışını, flaş mayını vb.) yapıyorsunuz. Q saati, kendi oyun alanınızı yaratmanız için size epey yer açıyor.
Ayrıca bölüm içerisinde elektrik ve kimyasal olmak üzere iki farklı materyal topluyorsunuz. Bu materyaller sadece gizlilikte değil, “ben kapıdan silahla dalacağım” dediğiniz aksiyon anlarında da büyük avantaj sağlıyor. Oyuncuya kendi tarzını seçme özgürlüğü verilmesi çok başarılı.
Tekrar Oynanabilirlik ve Tactical Sim
Hitman oyunlarından aşina olduğumuz “aynı görevi farklı şekillerde yapma” özgürlüğü burada da parlıyor. Örneğin, bir bölümde 100 bin dolar kazanmamız isteniyor ve bunu yapabileceğimiz 4-5 farklı yol var. İpuçları toplayarak ve çevreyi dinleyerek kendi yolumu seçerken, bir yandan da “Acaba diğer yolu seçsem ne olurdu?” diye düşünmeden edemedim. 007, kesinlikle kendini tekrar oynatma isteği uyandırıyor. Ayrıca oyuna eklenen Tactical Sim adlı challenge modu, ana hikayeden kopup yeteneklerini sınamak isteyenler için harika ve çok zevkli bir alan sunuyor.
Uncharted Esintili Sinematik Aksiyon

Oyunun aksiyon mekanikleri, özellikle yakın dövüş detaylandırılmış olsa da ekstra yenilikçi bir şey vaat etmiyor. Ancak oyun bunu sinematik aksiyon ve epik anlarla o kadar güzel harmanlıyor ki o zayıf yerleri görmezden geliyorsunuz. Uncharted’dan sonra bu tarz epik bir sinematik aksiyon görmek beni çok mutlu etti. Belli noktalarda oyun sizi gizliliğe, belli noktalarda ise tam bir aksiyon tufanına itiyor. Bu ritim sayesinde aksiyon sekanslarında gizliliği, gizlilik sekanslarında ise aksiyonu özlüyorsunuz; kısacası hiç sıkılmıyorsunuz.
Grafikler, Çevre Tasarımı ve Optimizasyon

007 First Light, görsel açıdan oldukça doyurucu bir yapım. Renk paleti çok güzel ayarlanmış; oyunu oynarken birçok kez durup manzaraya baktığım oldu. Çevre tasarımı oldukça yumuşak ve güzel geçişlere sahip.
Optimizasyon tarafında genel olarak pürüzsüz bir deneyim yaşadım; sadece rastgele bir ara sahnede ufak bir donma ile karşılaştım. Ancak oyun esnasında gözüme çarpan asıl detay, yapay zekanın kararsızlığı oldu. Gizlilik ve aksiyonun bir araya geldiği kaotik anlarda düşman yapay zekası bazen sapıtabiliyor. Yine de bu durum, genel oyun keyfini baltalayacak bir seviyede değil.
Sonuç

007 – First Light, sadece bir ajanın doğuşunu anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda gizlilik mekanikleriyle sinematik aksiyonu aynı potada başarıyla eritiyor. Uzun ve yavaş başlangıcını aşabilen oyuncuları, tekrar tekrar oynamak isteyecekleri harika bölüm tasarımları ve eğlenceli bir deneyim bekliyor. Hitman zekasıyla Uncharted epikliğini aynı anda hissetmek istiyorsanız, bu oyuna kesinlikle bir şans vermelisiniz.
Daha fazla oyun haberleri için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!
007 First Light
Başlangıçtaki yavaş temposu ve bazı ufak yapay zeka pürüzlerine rağmen; sunduğu zengin bölüm tasarımları, özgürlükçü gizlilik mekanikleri ve tatmin edici sinematik aksiyonuyla oyuncuyu ekran başına kilitleyen, mutlaka şans verilmesi gereken bir deneyim.
Artılar
- Hitman tarzı gizlilik ile Uncharted benzeri sinematik aksiyonun mükemmel dengesi.
- Oyuncuya özgürlük tanıyan ve tekrar oynanabilirliği artıran harika bölüm tasarımları.
- Q Saati ve çevresel materyallerin sunduğu taktiksel oynanış zenginliği.
- Zekice yazılmış diyaloglar sayesinde asla sıkmayan karakter etkileşimleri.
- Göz alıcı renk paleti ve başarılı çevre tasarımı.
Eksiler
- İlk 2,5 saati bulan, oldukça yavaş ilerleyen eğitim ve giriş bölümü (her oyuncuya hitap etmeyebilir).
- Ana hikayenin ekstra bir derinlik veya çarpıcılık sunmaması.
- Aksiyon ve yakın dövüş mekaniklerinin keyifli olsa da türüne yeni bir şey katmaması.
- Gizlilik ve aksiyonun karıştığı bazı yoğun anlarda yapay zekanın sapıtması.
