Ubisoft’un yıllardır en çok sevilen Assassin’s Creed oyunlarından biri olan Black Flag, sonunda yeniden elden geçirilmiş hali ile Assassin’s Creed Black Flag Resynced adıyla oyuncuların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Serideki favori oyunu hâlâ Assassin’s Creed Black Flag olan biri olarak bu yapıma dair beklentilerim vardı. Peki ortaya çıkan oyun beklentilerimi karşıladı mı?
Kısa cevap evet. Ancak bunun bir remake olduğunu düşünmüyorum. Bana göre Black Flag Resynced, oldukça başarılı şekilde hazırlanmış bir remastered. Orijinal oyunun ruhunu bozmadan onu modern teknolojilerle daha kaliteli hale getiren bir güncelleme olmuş diyebilirim.
İnceleme Başlıkları
Korsan mı Yoksa Bir Suikastçi mi ?
Assassin’s Creed Black Flag Resynced, hikâye tarafında radikal değişiklikler yapmayı tercih etmemiş. Edward Kenway’in korsanlıktan Suikastçılar Birliği’ne uzanan yolculuğu büyük ölçüde orijinal oyundaki haliyle korunuyor. Eğer yıllar önce Black Flag’i oynadıysanız, görev akışı, karakterler ve yaşanan olaylar size tamamen tanıdık gelecektir. Bu nedenle hikâye açısından yeni sürprizler bekleyen oyuncular hayal kırıklığı yaşayabilir.

Ancak Ubisoft’un asıl dokunduğu nokta hikâyenin kendisi değil, hikâyenin sunumu olmuş. Özellikle yeniden kaydedilen seslendirmeler karakterlerin diyaloglarını çok daha doğal ve etkileyici hâle getiriyor. Edward Kenway başta olmak üzere birçok karakterin performansı artık daha güçlü hissettiriyor ve duygusal anlar eski oyuna kıyasla daha fazla etki bırakıyor.
Bunun yanında ara sahneler de önemli ölçüde elden geçirilmiş. Karakter animasyonları daha akıcı, yüz ifadeleri daha başarılı ve kamera açıları daha sinematik bir anlatım sunuyor. Özellikle önemli hikâye anlarında yapılan bu iyileştirmeler, oyunun anlatım kalitesini ciddi anlamda yükseltiyor. Hikâye çok büyük oranda aynı olsa bile, daha kaliteli seslendirmeler ve geliştirilmiş sinematikler sayesinde yaşanan olaylar çok daha modern bir yapım oynuyormuş hissi veriyor.
Bu yüzden Black Flag Resynced, hikâyeyi yeniden yazmak yerine onu daha iyi anlatmayı hedeflemiş.
Assassin’s Creed Black Flag Resynced Modern Ama…
Aksiyon
Assassin’s Creed Black Flag Resynced, savaş sistemi tarafında serinin son yıllardaki Assassin’s Creed oyunlarından ilham alıyor. Özellikle Origins ile birlikte temelleri atılan aksiyon yapısı bu kez Black Flag’e uyarlanmış. İlk dakikalardan itibaren kontrollerin daha akıcı olduğunu, karakterin verdiği tepkilerin daha tepkisel hissettirdiğini fark ediyorsunuz. Eski oyuna kıyasla çok daha güncel bir oynanış sunulmuş.

Bu yeni sistem ile birlikte parry ve dodge mekanikleri daha çok ön plana çıkıyor. Saldırıları doğru zamanlamayla savuşturmak veya rakibin hamlesinden son anda kaçarak karşı saldırıya geçmek oldukça tatmin edici hissettiriyor. Bu noktada şöyle bir eleştiri yapabilirim, bütün oyunu aslında zorlasanız sadece iki tuşa birer kez basarak bitirebilirsiniz. Doğru zamanda atılan bir parry ile düşmanları anında etkisiz hale getirebiliyorsunuz ve düşmanlar neredeyse hiç bir şey yapamıyorlar diyebilirim. E hali ile bu da can sıkıcı olmuş diyebilirim. Biraz kendi eğlencenizi çıkarmanız gerekiyor gibi hissettirdi.
Ama şu konudan da bahsetmek gerekir ki o da vuruş hissiyatı. Vuruş hissiyatı orijinal oyuna göre belirgin şekilde öne geçmiş. Kılıç darbeleri daha güçlü hissettiriyor, animasyonlar daha akıcı çalışıyor ve her isabet eden saldırı oyuncuya daha fazla geri bildirim veriyor. Her ne kadar bazen saldırılarınız düşmanların içinden geçse de aksiyon sistemi modernleşmiş ve günümüz standartlarına yaklaşmış.
Aksiyon iyi güzel gelişmiş ama ne yazık ki eksik yönleri de var ve bu yönler benim canımı ciddi anlamda sıktı. Orijinal Assassin’s Creed Black Flag’de savaşları eğlenceli yapan en önemli unsurlardan biri çeşitlilikti. Hidden Blade ile düşmanları etkisiz hâle getirebiliyor, yumruk dövüşlerine girebiliyor ve en önemlisi rakibinizin silahını elinden alarak onun silahını kullanabiliyordunuz.
Bu mekanikler savaşlara farklılık katıyor ve oyuncunun sürekli aynı animasyonları görmekten sıkılmasını engelliyordu. Ne yazık ki Assassin’s Creed Black Flag Resynced tarafında bu özelliklerin kaldırılmış olması beni en çok hayal kırıklığına uğratan değişikliklerden biri oldu. Artık savaşların büyük bölümünü yalnızca kılıç kullanarak geçiriyorsunuz. Assassin’s Creed serisinin simgesi hâline gelen Hidden Blade’in aktif çatışmalarda yer almaması da bana göre önemli bir eksiklik. Oyunun ismine ve ruhuna yakışan bu mekaniklerin korunmasını isterdim.

Ubisoft bu eksikliği telafi etmek için tekme mekaniğini eklemiş. Rakibin dengesini bozmak ve komboları devam ettirmek açısından işe yarayan hoş bir yenilik olsa da tek başına savaş sistemine beklenen çeşitliliği kazandıramıyor. Birkaç saat sonra aynı saldırıları, aynı komboları ve benzer düşman davranışlarını tekrar etmeye başlıyorsunuz.
Bu nedenle aksiyon sistemi ilk etapta oldukça keyifli görünse de ilerleyen saatlerde kendini geliştiremiyor ve tekrar hissi oluşmaya başlıyor. Daha güçlü vuruş hissiyatı, başarılı parry ve dodge mekanikleri kesinlikle artılar olsa da, orijinal oyundaki bazı ikonik özelliklerin kaldırılması nedeniyle Assassin’s Creed Black Flag Resynced savaş sistemi potansiyelinin tamamını kullanamıyor.
Gizlilik
Ne yazık ki Assassin’s Creed Black Flag Resynced, gizlilik mekanikleri konusunda en az gelişim gösteren bölümlerden biri olmuş. Ubisoft bu tarafta oldukça temkinli davranmış ve oynanışı kökten değiştirecek yenilikler eklemek yerine yalnızca modern Assassin’s Creed oyunlarından alışık olduğumuz eğilme mekaniğini oyuna dahil etmiş.
Eğilerek ilerlemek elbette olumlu bir ekleme. Özellikle uzun otların arasında hareket etmek veya düşman görüş alanından daha kontrollü şekilde kaçınmak artık daha doğal hissettiriyor. Ancak bunun dışında gizlilik oynanışına katkı sağlayacak neredeyse hiçbir yeni mekanik bulunmuyor. Çevre etkileşimleri, dikkat dağıtma seçenekleri ve sızma yöntemleri büyük ölçüde orijinal oyundaki haliyle bırakılmış. Özellikle daha yakın zamanda Shadows’u oynamış biri olarak söyleyebilirim bu mekanikleri çok sıktı beni. Yeni eklemeler yapılsa fena olmazmış. Bu da gizlilik tarafının günümüz standartlarına göre tek düze hissettirmesine neden oluyor.

Asıl büyük problem ise yapay zekâ. Black Flag Resynced’in en zayıf noktalarından biri kesinlikle düşman yapay zekâsı olmuş. Muhafızların oyuncuyu algılama sistemi oldukça tutarsız çalışıyor. Bazı anlarda sizi olması gerekenden çok daha hızlı fark ederken, bazı durumlarda ise birkaç metre önlerinden geçmenize rağmen hiçbir tepki vermeyebiliyorlar. Bu tutarsızlık özellikle gizlilik odaklı oynanışın akıcılığını olumsuz etkiliyor.
Deniz Savaşlarının Ruhu Korunuyor
Assassin’s Creed Black Flag’i serinin en unutulmaz oyunlarından biri yapan en önemli unsurlardan biri hiç şüphesiz deniz savaşlarıydı. Sevindirici olan ise Assassin’s Creed Black Flag Resynced’in bu başarılı oynanış formülünü gereksiz yere değiştirmeye çalışmaması. Jackdaw’ın dümenine geçtiğiniz anda orijinal oyunda yaşadığınız o korsan hissi hâlâ aynı şekilde devam ediyor.
Oynanış tarafında büyük değişiklikler bekleyenler için söylemek gerekir ki deniz savaşlarının temel mekanikleri neredeyse tamamen korunmuş. Top atışları yapmak, zincir gülleleriyle düşman gemilerini yavaşlatmak, havan toplarını kullanmak, gemilere bordalamak ve Jackdaw’ı geliştirmek gibi sistemler büyük ölçüde orijinal oyundaki yapısını koruyor. Bu yüzden Black Flag’i daha önce oynayanlar kendilerini yabancı hissetmeyecektir.

Ancak Ubisoft’un yaptığı geliştirmeler oynanışta da var olsa da daha çok teknik tarafta kendini gösteriyor. Su efektleri çok daha gerçekçi görünürken, dalgaların gemiye verdiği his ve okyanusun genel atmosferi önceki sürüme göre belirgin şekilde iyileştirilmiş. Patlama efektleri, dumanlar, parçalanan gemiler ve çevresel detaylar da modern grafik teknolojisinin avantajını hissettiriyor. Özellikle fırtınalı havalarda yapılan çatışmalar hem görsel hem de atmosfer açısından çok daha etkileyici bir deneyim sunuyor.
Açık Dünya ve Karayipler
Açık dünya tarafında Assassin’s Creed Black Flag Resynced, orijinal oyunun üzerine yeni aktiviteler eklemek yerine mevcut içerikleri modern sunumla desteklemeyi tercih ediyor. Bu nedenle daha önce Assassin’s Creed Black Flag oynayanlar için keşfedilecek tamamen yeni görevler veya etkinlikler bulunmuyor. Açık dünyada yapılabilecek aktiviteler büyük ölçüde orijinal yapımla aynı kalmış.

Balık avlama, suikast kontratları, efsanevi gemi avları, hazine haritaları ve sandık arayışları gibi Black Flag’i yıllar önce bu kadar keyifli yapan yan içerikler aynen korunmuş. Korsan yaşamını destekleyen bu aktiviteler hâlâ ana hikâyeden uzaklaşıp Karayipler’de saatler geçirmenizi sağlayabiliyor. Özellikle denize açılıp yeni adalar keşfetmek veya hazine haritalarının peşine düşmek, oyunun en keyifli yönlerinden biri olmaya devam ediyor.
Elbette bu içeriklerin oynanış mantığında kayda değer bir değişiklik yapılmamış. Ubisoft burada yeni sistemler geliştirmek yerine mevcut aktiviteleri teknik anlamda iyileştirmeyi tercih etmiş.
Bu yüzden Assassin’s Creed Black Flag Resynced’in açık dünyasını “daha büyük” ya da “daha dolu” olarak tanımlamak doğru olmaz. Bunun yerine, yıllardır sevilen açık dünya formülünün daha cilalı, daha akıcı ve teknik açıdan daha etkileyici bir versiyonuyla karşılaşıyoruz.
Teknik Detaylar
Görsel Kalite

Assassin’s Creed Black Flag Resynced’in en güçlü olduğu nokta hiç şüphesiz teknik tarafı. Oyunu ilk açtığınız andan itibaren Ubisoft’un en büyük emeği görsellik ve sunum tarafına verdiği çok net anlaşılıyor. Orijinal oyunun sanat tasarımı zaten yıllardır serinin en başarılı işlerinden biri olarak gösteriliyordu. Bu yeni sürüm ise o atmosferi modern grafik teknolojisiyle bir üst seviyeye taşımayı başarıyor. Özellikle ışıklandırma sistemi, çevre detayları ve kaplamalar ciddi anlamda geliştirilmiş. Karayipler’in turkuaz suları, tropik adaların yemyeşil bitki örtüsü ve liman şehirlerinin canlı atmosferi artık çok daha etkileyici görünüyor. Güneşin denize yansıması, fırtınalı havalarda oluşan görsel efektler ve gece-gündüz geçişleri oyunun atmosferini güçlendiren en önemli detaylar arasında yer alıyor. Zaman zaman sadece çevreyi izlemek bile başlı başına keyif veren bir deneyime dönüşüyor.
Animasyonlar
Animasyon tarafında da önemli iyileştirmeler yapılmış. Karakterlerin koşu, tırmanış ve parkur animasyonları daha akıcı hissettirirken, ara sahnelerdeki yüz mimikleri ve karakter hareketleri de eski oyuna kıyasla çok daha doğal görünüyor. Bu sayede sinematik anlatımın kalitesi belirgin şekilde artmış ve hikâyenin önemli anları oyuncuya daha güçlü aktarılmayı başarıyor.
Ses Dizaynı
Ses tasarımı da teknik kalitenin önemli bir parçası. Yeniden kaydedilen seslendirmeler karakterlerin performansını güçlendirirken, çevresel sesler de korsan atmosferini başarıyla destekliyor. Limanlardaki kalabalığın uğultusu, okyanusun sesi, top atışlarının yarattığı etki ve Jackdaw’ın mürettebatının söylediği denizci şarkıları oyunun dünyasını daha canlı hissettiriyor. Özellikle geliştirilmiş ara sahneler ve başarılı seslendirmeler, hikâyenin sunumunu orijinal yapımdan daha etkileyici hâle getiriyor.
Son söz

Onlarca saatlik oynanışın ardından söyleyebilirim ki Ubisoft bu kez güvenli oynamayı tercih etmiş. Assassin’s Creed Black Flag Resynced, benim gözümde kesinlikle bir remake değil. Başarılı hazırlanmış, modern teknolojiyle güçlendirilmiş bir remastered. Oyunun temel yapısına neredeyse hiç dokunulmamış. Bunun yerine zaten çok sevilen deneyim günümüz standartlarına taşınmış. Daha hiç Black Flag oynanmamış bir kişiye önerim kesinlikle Resynced olur ama hali hazırda orjinal yapımı oynadıysanız yep yeni bir deneyim beklemeyin derim.
Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!
Assassin's Creed Black Flag Resynced
Assassin's Creed Black Flag Resynced, beklentinizi doğru belirlediğiniz sürece sizi memnun edecek bir yapım. Eğer tamamen yeniden tasarlanmış bir remake bekliyorsanız aradığınızı bulamayabilirsiniz. Ancak amacınız, serinin en sevilen oyunlarından birini modern grafikler, geliştirilmiş sunum ve daha akıcı oynanışla yeniden deneyimlemekse Ubisoft bunu büyük ölçüde başarmış.
Artılar
- Görsellik ve ışıklandırma etkileyici seviyede geliştirilmiş.
- Yenilenen ara sahneler ve seslendirmeler
- Vuruş hissiyatı
- Deniz savaşları teknik iyileştirmeler sayesinde daha etkileyici görünüyor.
- Atmosfer ve ses tasarımı oldukça başarılı.
- Orijinal oyunun ruhunu koruyan bir yeniden yapım
Eksiler
- Hidden Blade, yumruk ve düşman silahını kullanma gibi mekaniklerin kaldırılması.
- Savaş sistemi bir süre sonra kendini tekrar ediyor
- Gizlilik tarafında eğilme dışında kayda değer bir yenilik bulunmuyor.
- Yapay zekâ
