Soulslike türünün son yıllardaki en dikkat çekici yapımlarından biri olan Lies of P, şimdi Nintendo Switch 2’de karşımıza çıkıyor. Pinokyo’nun klasik hikâyesini karanlık ve gotik bir dünyada yeniden yorumlayan yapım; başarılı savaş sistemi, atmosferi ve keşif yapısıyla türün sevilen oyunları arasında kendine sağlam bir yer edinmişti. Peki böylesine görsel açıdan iddialı bir Soulslike, Switch 2’nin donanımında nasıl bir deneyim sunuyor? Bu incelemede Lies of P’nin Switch 2 performansına, oynanışına ve taşınabilir deneyimine yakından bakıyoruz.
Başlıklarımız
Hikâye ve Atmosfer
Lies of P, hikâye anlatımı konusunda klasik Soulslike formülünü benimseyen ancak bunu oldukça farklı bir dünyaya taşıyan bir yapım. Oyunun merkezinde hepimizin aşina olduğu Pinokyo hikâyesi yer alıyor. Ancak geliştirici ekip, bu masalı doğrudan uyarlamak yerine onu karanlık, gotik ve oldukça kasvetli bir dünyada yeniden yorumlamayı tercih etmiş.

Oyuncular, Krat şehrinde uyanan bir kukla olan Pinokyo’yu kontrol ediyor. Bir zamanlar insanlarla kuklaların bir arada yaşadığı bu şehir, artık kontrolden çıkan kuklaların ve yaşanan gizemli olayların etkisiyle adeta bir kabusa dönüşmüş durumda. Oyunun hikâyesi ilerledikçe hem Krat’ın geçmişini hem de Pinokyo’nun kimliğini daha yakından tanımaya başlıyoruz. Burada Lies of P’nin Soulslike türünün klasik anlatım yöntemlerinden yararlandığını açıkça görmek mümkün. Hikâye size doğrudan anlatılmak yerine çevredeki detaylar, karakterlerin diyalogları, eşya açıklamaları ve keşif sırasında karşılaştığınız olaylar üzerinden parça parça aktarılıyor. Bu anlatım biçimi ilk etapta bazı oyuncular için ağır ilerliyor gibi hissettirse de dünyayı keşfettikçe parçaların bir araya gelmesi oldukça tatmin edici.
Bence oyunun hikâye tarafındaki en başarılı nokta ise Pinokyo masalını ele alış biçimi. Tanıdığımız karakterler ve olaylar tamamen farklı bir bağlam içerisinde karşımıza çıkıyor. Özellikle Pinokyo’nun yalan söyleme yeteneğinin doğrudan oynanış ve hikâye ile ilişkilendirilmesi, oyunun temel temasını güçlendiriyor. Böylece çocukluğumuzdan bildiğimiz bir masal, oldukça karanlık ve yetişkinlere hitap eden bir Soulslike hikâyesine dönüşüyor.
Hikâyenin kendisi her zaman ön planda olmasa da Krat’ın atmosferi ve dünyasının arka planı merak uyandırmayı başarıyor. Oyunun size her şeyi açıkça anlatmak yerine keşfetmenizi ve parçaları kendiniz birleştirmenizi istemesi, Soulslike türünün hayranlarının hoşuna gidecek bir yaklaşım.
Oynanış Detayları
Aksiyon
Lies of P’nin aksiyon tarafına baktığımızda, Soulslike türünün temel mekaniklerini oldukça başarılı bir şekilde kullandığını görüyoruz. Oyunun savaş sistemi ağırlıklı olarak dodge ve parry mekanikleri üzerine kurulmuş. Bu iki mekanik arasındaki denge ise oyunun en başarılı noktalarından biri. Oyuncuyu sürekli olarak tek bir savunma yöntemine bağlı kalmaya zorlamak yerine, karşısındaki düşmana ve saldırının yapısına göre farklı yaklaşımlar benimsemeye teşvik ediyor.
Savaşların genel yapısı klasik Souls deneyimini hatırlatsa da Lies of P, özellikle savunma mekanikleri konusunda kendine özgü bir his yaratmayı başarıyor. Doğru zamanda yapılan savunmalar ve saldırılar arasındaki geçişler, çatışmaları yalnızca reflekslere dayalı olmaktan çıkarıp zamanlama ve sabır gerektiren bir mücadeleye dönüştürüyor.

Silah çeşitliliği de oyunun oynanışını zenginleştiren önemli unsurlardan biri. Ancak Lies of P’yi diğer Soulslike oyunlardan ayıran asıl nokta, yalnızca sahip olduğunuz silahların çeşitliliği değil, silah parçalarını birbirleriyle kombinleyebilmeniz. Bu sistem sayesinde farklı silahların parçalarını bir araya getirerek kendi oyun tarzınıza uygun kombinasyonlar oluşturabiliyorsunuz. Bu da silah sistemini sadece istatistiklere bakarak seçim yaptığınız basit bir yapı olmaktan çıkarıyor.
Bunun yanında oyunda bulunan Legion Arm sistemi de oynanışa ciddi anlamda derinlik katıyor. Yapı olarak bazı noktalarda Sekiro’yu hatırlatan bu mekanikler, savaş sırasında farklı araçlardan yararlanmanıza olanak sağlıyor. Legion Arm’ların kullanımının hem eğlenceli hem de savaş sistemine doğal şekilde entegre edilmiş olması, özellikle farklı oyun tarzlarını denemek isteyen oyuncular için güzel bir alternatif sunuyor.
Boss Savaşları
Lies of P’deki boss savaşları genel olarak dengeli bir zorluk seviyesine sahip. Oyunun tamamında bossların çok zorlayıcı olduğunu söylemek mümkün değil; ancak bazı karşılaşmalar tasarım açısından gerçekten başarılı. Özellikle görsel tasarımları ve kendilerine özgü yapılarıyla öne çıkan bazı bosslar, oyun bittikten sonra bile akılda kalmayı başarıyor.

Bossların en güçlü tarafının zorluklarından ziyade tasarımları ve atmosferleri olduğunu düşünüyorum. Bazı karşılaşmalar hem bulundukları ortam hem de bossun görünümüyle Lies of P’nin karanlık dünyasına oldukça iyi uyum sağlıyor. Bu nedenle her boss unutulmaz olmasa da öne çıkan karşılaşmalar oyunun en keyifli anları arasında yer alıyor.
Keşif
Lies of P’nin keşif tarafı da Soulslike yapısına oldukça uygun şekilde tasarlanmış. Bölgeleri keşfetmek yalnızca ilerlemekten ibaret değil; çevreyi dikkatli şekilde araştırdığınızda farklı yollar, gizli alanlar ve çeşitli ödüllerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu da keşif yapmayı gerçekten teşvik ediyor.
Bölgelerin kısa yollar aracılığıyla birbirine bağlanması ise harita tasarımını daha başarılı hale getiriyor. İlerledikçe daha önce geçtiğiniz alanlara açılan yeni yollar keşfetmek hem geri dönüşleri kolaylaştırıyor hem de dünyayı daha bağlantılı hissettiriyor. Özellikle keşfettiğiniz bir kısa yolun ilerleyen bölümlerde işinize yaraması, Soulslike oyunlarda sevdiğimiz o keşif hissini başarılı şekilde yansıtıyor.
Switch 2’de Nasıl Peki ?
Lies of P’nin Nintendo Switch 2 sürümünün en güzel taraflarından biri, oyunun yalnızca ana macerayı değil, DLC içeriğini de beraberinde sunması. Bu, özellikle oyunu ilk kez deneyimleyecek oyuncular için oldukça güzel bir haber. Üstelik DLC’nin de ana oyun kadar başarılı ve kaliteli olması, Switch 2 sürümünü içerik açısından daha da cazip hale getiriyor.
Dolayısıyla Switch 2’de Lies of P satın aldığınızda yalnızca temel oyuna değil, oyunun sunduğu ek içeriğe de erişebiliyorsunuz. Bu durum, özellikle taşınabilir olarak tam bir Soulslike deneyimi arayan oyuncular için sürümün en önemli avantajlarından biri.
Teknik Detaylar
Lies of P’nin Nintendo Switch 2 sürümünde oyunculara Kalite, Performans ve Dengeli olmak üzere üç farklı grafik modu sunuluyor. Bu seçeneklerin her biri farklı bir deneyim hedefliyor ve özellikle performans ile görsellik arasında tercih yapmanıza olanak tanıyor.
Kalite modu, oyunun görsel açıdan en iyi göründüğü seçenek. Ancak bunun karşılığında oyun 30 FPS ile çalışıyor. Görsel kaliteyi akıcılığın önüne koyan oyuncular için tercih edilebilir bir seçenek olsa da özellikle aksiyonun yoğun olduğu anlarda 30 FPS’nin getirdiği sınırlama hissedilebiliyor.

Diğer tarafta Performans modu, oyunu 60 FPS hedefiyle çalıştırarak Lies of P’yi Switch 2 üzerinde en akıcı şekilde deneyimlemenizi sağlıyor. Özellikle dodge ve parry gibi zamanlamanın önemli olduğu mekaniklerde bu akıcılık ciddi bir avantaj. Fakat bunun karşılığında görsel kalitede oldukça belirgin bir düşüş yaşanıyor. Özellikle konsolu dock üzerinden bir televizyona veya büyük ekrana bağlayarak oynayacaksanız, görüntü kalitesindeki düşüş bazı noktalarda rahatsız edici seviyeye ulaşabiliyor. Handheld modda ise daha küçük ekran sayesinde bu tavizler bir nebze daha kolay tolere edilebiliyor.
Dengeli mod ise bu iki seçenek arasında bir orta yol sunuyor. Ortalama 40 FPS civarında çalışan bu mod, hem görsel kaliteyi korumaya hem de daha akıcı bir deneyim sunmaya çalışıyor. Açıkçası benim tercihim de bu moddan yana. Performans modundaki görsel kayıpları yaşamadan, 30 FPS’nin getirdiği ağırlık hissinden de büyük ölçüde kurtulabiliyorsunuz.
Taşınabilirlik Deneyimi
Lies of P’yi Switch 2’de deneyimlerken oyunun büyük bölümünü neredeyse tamamen handheld modunda oynadım ve açıkçası bundan fazlasıyla keyif aldım. Oyunun karanlık atmosferi ve Soulslike yapısı, taşınabilir bir konsolda oynamaya oldukça uygun bir deneyim sunuyor.
Özellikle bir yere uzanırken, evin dışında vakit geçirirken veya seyahat ederken Lies of P’yi kaldığınız yerden devam ettirebilmek oyunun keyfini ciddi anlamda artırıyor. Normalde büyük ekranda oynamaya alışık olduğunuz böylesine atmosferik ve teknik açıdan iddialı bir oyunu istediğiniz yerde oynayabilmek, Switch 2 sürümünün benim açımdan en önemli artılarından biri oldu.
Bu nedenle Lies of P’nin Switch 2 versiyonunda benim için en öne çıkan noktalardan biri yalnızca oyunun konsola taşınmış olması değil, oyunu gerçekten istediğim yerde oynayabilme özgürlüğü oldu. Özellikle handheld modunda geçirdiğim saatler düşünüldüğünde, Switch 2’nin bu oyuna kattığı taşınabilirlik deneyimi oyundan aldığım keyfi ciddi şekilde artırdı.
Sonuç
Genel olarak Lies of P’nin Switch 2 deneyiminden oldukça memnun kaldım. Üç farklı performans modu arasından özellikle Dengeli mod, görsellik ve akıcılık açısından bana göre en iyi deneyimi sunuyor. Ancak benim için asıl farkı yaratan nokta oyunu handheld modunda oynayabilmek oldu. Bir yere uzanırken veya seyahat ederken böylesine kaliteli bir Soulslike deneyimini yanımda taşıyabilmek, Lies of P’den aldığım keyfi ciddi anlamda artırdı.
DLC’nin de pakete dahil olmasıyla birlikte içerik açısından oldukça dolu bir sürüm karşımızda. Bazı görsel tavizlere rağmen, Lies of P’yi Switch 2’de oynamak özellikle handheld deneyimini önemseyen oyuncular için kesinlikle başarılı bir seçenek.
Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!
