Merhaba sevgili Tourens okurları umarım her şey yolundadır. Bugün sizlerin karşısına usta yönetmen Sam Raimi’nin en yeni yapımı olan Send Help ile çıkıyorum. Ülkemizde Yardım Çağırısı ismi ile vizyona girecek film 30 Ocak Cuma günü izleyiciyle buluşacak. Yabancı basından övgüler olan korku gerilim filmi Rotten Tomatoes’da %93, Metacriticte ise 73 gibi yüksek puanlarla açılış yaptı. Özellikle korku türü göz önüne alındığında eleştirmenlerden böylesine puanlar alan filmler pek karşımıza çıkmaz. Doğal olarak durum böyleyken beklentim tavan bir şekilde basın gösterimine katıldım ve sizler için Send Help’i izledim.

Send Help Ne Anlatıyor?
Başrollerini Rachel McAdams ve Dylan O’Brien ikilisinin paylaştığı film ana karakterimiz Linda Liddle ile onun kaba patronu Bradley arasındaki dinamiklere odaklanıyor. Linda yıllardır aynı şirkette çalışan, işkolik ve hayalperest bir kişilikken Bradley babasının ölümü sonrası tepeden inme patron olan kaba ve kendini beğenmiş bir karakter. Genel olarak Linda’ya kötü davranan ve onun hakkını yiyen Bradley bir iş gezisi için onu da ekibe dahil eder ve olaylar tam da burada başlar. Ekipleri ile birlikte özel bir jetle havalanan Bradley ve Linda uçak kazası geçirir. Ekipten yalnızca ikisi hayatta kalır ve ıssız bir adada hayatta kalma mücadelelerine devam etmeleri gerekir. Filmimiz de tam olarak burada başlıyor ve ikilinin hem birbirileriyle hem de doğayla olan mücadelesine tanıklık ediyoruz.
Hikayeden spoiler vermek istemediğim için olaylardan daha fazla bahsedemeceğim fakat dilerseniz gelin Send Help gerçekten de bu kadar iyi mi onu konuşalım? Genelde bir yapımı beğenip beğenmediğimi çok uzatmadan söyler sonrasında da sebeplerini açıklarım. Tourens’de ki ilk yazımda da bu formüle sabit kalacağım.
8-9 puanların havada uçuştuğu yabancı basın kadar ayılıp bayılmasam da Send Help başından sonuna kadar beni etkilemeyi başardı. Sam Raimi, ilk Evil Dead(1981) filminden beri kullandığı kendine has ve filmlerini özel kılan çekim tekniklerine bu filmde de yer vermiş. Uzun bir aradan sonra Sam Raimi’nin elinden kendine tarz bir korku filme izlemek bana çok iyi geldi. Filmin yönetmenliğine ek olarak senaryo yazımını da genel olarak beğendim.
Ana karakterlerin biraz fazla karikatürize olması filmin başlarında gözüme batsa da bu durum ana hikaye akışı içerisinde ufak bir sıkıntıdan ileriye gitmedi. Bunun ana sebebi ise karakterler arası gerilim ve güvensizliğin çok iyi yansıtılmış olması. Film bu sayede 2 saat boyunca kendini taze tutarak sizi ekrana kitlemeyi başarıyor. Karakter yazımında çok fazla beğenemediğim bir başka şey ise tahmin edilemez olmak adına karakterlere uymayan bazı aksiyonların olmasıydı. Bu tarz kısımlar izleyiciyi akıştan koparıp filmin doğallığını bozabiliyor.

İki oyuncu da karakterlerini çok güzel oynamışlar fakat benim favorim kesinlikle Rachel McAdams oldu. Tek kelimeyle döktürmüş. Korku ve gerilimin tırmandığı anlarda abartı bir oyunculuk yerine karakterinin doğasına sadık kalarak karakterinin inandırıcılığını arttırmış. Ne yazık ki birçok korku filminde bu durum göz ardı edilerek abartılı rol yapılabiliyor. Send Help’in vahşet sınırlarını zorlayan bazı sahnelerini izlediğinizde dediğime birçoğunuzun hak vereceğini düşünüyorum.
Başından sonuna sürükleyici ve akılda kalıcı karakterleriyle Send Help benden geçer puan almayı başardı. Umarım Sam Raimi, korku filmlerine daha fazla ağırlık verir ve bizi kendisinden mahrum bırakmaz. Önce Primate şimdi de Send Help ile korku severler olarak 2026’ya iyi başladığımızı düşünüyorum. Hem oyunlar hem de filmler açısından bu sene benim beklentim oldukça yüksek.
Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!
Send Help
Uzun süresine ve az sayıda karakterine rağmen sürükleyici bir film olan Send Help ile Sam Raimi korku türüne güzel bir geri dönüş yapıyor.
Artıları
- Klasik Sam Raimi esintileri ortaya eğlenceli bir seyirlik çıkarıyor.
- Rachel McAdams ve Dylan O'Brien ikilisinin oyunculukları izlemeye değer.
- Korkunun arasına yapılan mizah eklemeleri filmin kalitesini yükseltiyor.
- Gerilim ve vahşet çok tadında.
Eksileri
- Zaman zaman karakterler inandırıcılığını kaybediyor.
