Korku serilerinin efsanevi ismi Silent Hill markasının son dönemde yeniden ön plana çıkması, survival horror türünün yükselişe geçtiği bu günlerde oldukça sevindirici. Silent Hill 2 Remake’in yakaladığı kusursuz başarının ardından gözler markanın diğer yeni projeleri olan Silent Hill F ve Townfall‘a çevrildi. Peki bu yeni nesil Silent Hill oyunları beklentileri ne kadar karşılıyor? Gelin, bu sorunun cevabını aramak için Silent Hill Townfall dünyasını detaylıca irdeleyelim.
Observation ve Stories Untold gibi başarılı oyunların arkasındaki ekip olan, eski adıyla No Code, yeni adıyla Screen Burn Interactive tarafından geliştirilen Townfall; ekibin tecrübesini baştan sona hissettiriyor. Geliştirici kadrosunda daha önce Alien: Isolation‘da çalışmış isimlerin de bulunması, oyunun genel yapısına doğrudan etki etmiş. Elimizde taşıdığımız CRTV cihazıyla frekanslar arasında gezinmek, duvar arkasındaki yaratıkları tespit etmeye çalışmak ve analog cihazlarla bulmaca çözmek, oyuncuya yoğun bir Alien: Isolation esintisi sunuyor.
İnceleme Başlıkları
Silent Hill Artık Bir Kasaba Değil, Bir “Fikir”

Serinin köklü geçmişine baktığımızda, ilk dört oyunun kendini doğrudan o meşhur kasabaya bağladığını görürüz. Ancak günümüzde Silent Hill, fiziksel bir mekandan ziyade psikolojik bir anlatım ve fikir aracı haline geldi. Townfall da bu konsepti benimseyen ve iyi kullanan yapımlardan biri.
Hikayemiz 1996 yılında, İskoçya açıklarındaki St. Amelia isimli küçük bir adada geçiyor. Kontrol ettiğimiz Simon Ordell karakteri, aniden kendini bu adada buluyor ve geçmişiyle kasabanın başına gelen karanlık olayları çözmeye çalışıyor. Hikaye üç farklı karakterin perspektifinden, ara sahneler, ses kayıtları ve etrafta bulunan notlar aracılığıyla oldukça başarılı bir şekilde aktarılıyor.
Hikaye sunumu merak unsurunu sürekli taze tutsa da, tahmin edilebilir bir yapısı olduğunu söylemek gerek. Ayrıca ana karakter Simon’ın etrafında gelişen doğaüstü ve korkunç olaylara karşı sergilediği fazla “tepkisiz” tavır, gerçekçilik hissini zaman zaman zedeliyor. Yine de hikaye anlatımı, oyunun güçlü kalmayı başaran yönlerinden biri.
Görsellik, Ses Tasarımı ve St. Amelia Atmosferi

Bir Silent Hill oyununda ilk sırayı hikaye, ikinci sırayı ise atmosfer alır. Günümüzde yaşanılası bir yer gibi tasarlanan St. Amelia kasabasının tamamen terk edilmiş olması ve etraftan gelen gizemli eylem sesleri, oyunun başından itibaren harika bir tekinsizlik hissi yaratıyor. FPS kamera açısının da katkısıyla, görsellik ve sinematik sunum seriye oldukça yakışmış. The Evil Within serisindekine benzer o basık ve daraltıcı ekran yapısı, gerilimi destekliyor.
Serinin olmazsa olmazı “sis”, elbette St. Amelia’yı da sarmış durumda. Görüş mesafesinin düşmesi ve muazzam ses tasarımı, CRTV’den gelen sinyal sesleriyle birleşince oyuncuyu sürekli tetikte tutuyor. Fog World tasarımı fazlasıyla başarılıyken, ne yazık ki Otherworld sekansları için aynı şeyleri söylemek zor. Etrafa vuran aşırı parlak kırmızı ışıklar ve yeterince bozulmamış, çürümemiş mekan tasarımları, Otherworld’ün o klostrofobik ve rahatsız edici ruhunu tam olarak yansıtamıyor.
Oynanış ve Gizlilik Dinamikleri: CRTV’nin Laneti

Silent Hill Townfall özünde bir gizlilik oyunu. Yönettiğimiz karakterler oldukça zayıf; normal zorluk seviyesinde yaklaşık 4 vuruşta hayatınızı kaybediyorsunuz. Bu nedenle savaşmaktansa kaçmak ve saklanmak her zaman ilk tercihiniz oluyor. Silahların çabuk kırılması ve mühimmat kıtlığı, bu hayatta kalma temasını destekliyor.
Ancak oynanışın belkemiği olan CRTV cihazı, bir süre sonra oyunun en yorucu elementine dönüşebiliyor. Etraftaki düşmanları sezmenizi sağlayan bu ekranı her açtığınızda arka planın bulanıklaşması ve düşmanları dar bir ekrandan takip etme zorunluluğu, özellikle dar alanlarda can sıkıcı olabiliyor. Düşman yapay zekasının zaman zaman saçmalaması (örneğin saklandığınız noktayı mantıksız bir şekilde doğrudan bulmaları) ve rastgele hareket paternleri, gizlilik sekanslarında haksız yere ölümler yaşamanıza sebep olabiliyor.
Savaş Sistemi, Eşyalar ve Bulmacalar

Çatışmaya girmek zorunda kaldığınızda vasat bir dövüş sistemi sizi bekliyor. Yakın dövüş silahları serinin ruhuna uygun hissettirse de, düşmana vurduktan hemen sonra savunmaya geçmezseniz anında hasar alıyorsunuz. Tabanca ve pompalı tüfek fena hissettirmese de vuruş hissiyatı oldukça zayıf; düşmanın kırmızıya dönüp çürümesi dışında tatmin edici bir tepki alamıyorsunuz.
İyileşme tarafında ise bandaj, steril bandaj ve ilk yardım kitlerinin yanı sıra, öldüğünüzde sizi hayata döndüren bir “Serum” mekaniği bulunuyor. Bulmacalar ise genel olarak oyunun en keyifli anlarını oluşturuyor. Bazıları hedefini net anlatamadığı için “amelelik” hissi verse de genel yapıları oldukça tatmin edici.
Sonuç: Oynanır Mı?

Silent Hill Townfall, hikayesini ve atmosferini iyi kuran, harika başlayan ama ilerledikçe oyuncunun sabrını zorlayan bir yapım. 6-7 saatte tam tadında bitebilecek bir oyunun, tekrar eden gizlilik sekansları ve yapay zeka sorunlarıyla 14-15 saate kadar uzatılması ne yazık ki tempoyu ciddi anlamda düşürüyor.
Eğer gizlilik oyunlarını seviyorsanız ve Alien: Isolation favorilerinizden biriyse, Townfall’dan keyif alabilirsiniz. Oynanış stilinize, ne kadar düşman öldürdüğünüze ve ne kadar araştırma yaptığınıza göre değişen 3 ana, 2 bonus sonu ile tekrar oynanabilirlik de sunuyor. Ancak uzatılmış süresi ve savaş mekaniklerindeki hantallığı göz önüne alındığında, ne yazık ki potansiyelini tam olarak kullanamayan, ortalama bir deneyim olarak kalıyor.
Daha fazla oyun haberleri için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!
Silent Hill Townfall
Silent Hill Townfall, hikayesini ve atmosferini iyi kuran, harika başlayan ama ilerledikçe oyuncunun sabrını zorlayan bir yapım. 6-7 saatte tam tadında bitebilecek bir oyunun, tekrar eden gizlilik sekansları ve yapay zeka sorunlarıyla 14-15 saate kadar uzatılması ne yazık ki tempoyu ciddi anlamda düşürüyor.
Artılar
- Üç farklı karakterin perspektifinden aktarılan ve merak unsurunu canlı tutan hikaye kurgusu
- St. Amelia kasabasının FPS kamera açısıyla desteklenen tekinsiz, sinematik ve güçlü atmosferi
- Alien: Isolation ekolünden beslenen gerilim odaklı gizlilik ve hayatta kalma dinamikleri
- Oyuncuyu tatmin eden, mantıklı ve bulmaca odaklı zihin egzersizleri
- Oyundaki tercihlere ve keşif oranına bağlı olarak değişen farklı son alternatifleri
Eksiler
- 6-7 saatlik ideal bir sürede bitebilecek içeriğin, tekrar eden sekanslarla 14-15 saate çıkarak temposunu yitirmesi
- CRTV cihazının her kullanımda arka planı bulandırması ve dar alanlarda oynanışı yorması
- Zayıf vuruş hissiyatı sunan, sığ ve hantal yakın dövüş mekanikleri
- Düşman yapay zekasının zaman zaman mantıksız kararlar vermesi ve tahmin edilemeyen hareket paternleri
- Otherworld kısımlarında kullanılan aşırı parlak renk paleti ve yetersiz mekan bozulumları
- Ana karakter Simon'ın başından geçen korkunç olaylara karşı fazlasıyla tepkisiz kalması
