Yazar: Uğurcan

A Knight of the Seven Kingdoms, selefleri olan Game of Thrones ve House of the Dragon’ın ardından gelen üçüncü A Song of Ice and Fire uyarlaması olarak; yetim, yurtsuz ve tecrübesiz bir şövalye olan Sör Uzun Duncan —ya da kendi deyimiyle Dunk— ile onun becerikli ve hazırcevap yaveri Yumurta’nın hikâyesini konu alıyor. 19 Ocak’ta izleyiciyle buluşacak olan A Knight of the Seven Kingdoms, bizi saray entrikalarından, büyük adamların ve ejderhaların hikâyelerinden olabildiğince uzak tutuyor. Bunun yerine, küçük bir bölgede geçen mütevazı bir hikâyenin başlangıcına tanıklık etsek de olayların gelişimi, zaman içinde yaşanacak büyük değişimlerin de temelini oluşturuyor. Kitabı okuyanların da…

Daha Fazla Oku

Freida McFadden’in aynı isimli çok satan romanından uyarlanan The Housemaid, 9 Ocak’ta vizyona girdi. Yönetmenliğini Paul Frieg’in (Freaks and Geeks, Ghostbusters) üstlendiği filmin genel tonu, yönetmenin straight comedy imzasından ziyade 1990’ların erotizm soslu psikolojik gerilim filmlerini andırıyor. Rebecca Sonnenshine’in senaryosunu kaleme aldığı film, sınıf çatışması ve ayrıcalıklar hakkında bir şeyler söylese de, filmin en çekici yönünün Sydney Sweeney ve Amanda Seyfried’in canlandırdığı Millie ve Nina arasındaki rahatsız edici düello olduğunu söylemek gerekiyor. The Housemaid, çoğunlukla iyi anacağım bir film olsa da Frieg’in elinde ucuz hale geliyor. İkinci filmin duyurusunun gelmesiyle birlikte, basmakalıp işlerin hala alıcısı olduğunu görmek zor değil. The…

Daha Fazla Oku

Wicked (2024)’ün beklenmeyen başarısının ardından, içimde ikinci film Wicked: For Good için asla olacağını tahmin etmediğim bir merak uyanmıştı. Jon M. Chu yönetmenliğindeki iki filmlik fantezi müzikal eseri, esasen tek bir bütünün iki parçası niteliği taşıyor. Bu seri, L. Frank Baum’un 1900 tarihli the Wonderful Wizard of Oz adlı çocuk romanının karanlık bir yeniden yorumu olduğunu söyleyebileceğimiz 1995 çıkışlı Wicked: The Life and Times of the Wicked Witch of the West kitabından temel alınarak tiyatro sahnesine uyarlanmış; en nihayetinde kendine beyaz perdede yer bulmuştu. Wicked: The Life and Times of the Wicked Witch of the West, Gregory Maguire tarafından Elphaba…

Daha Fazla Oku

Now You See Me: Now You Don’t, kendisinden önce gelen iki filmin de amaçladığı üzere, hayrete düşürücü ufak dokunuşlarla birlikte sizi büyülemeyi hedefliyor. Serinin üçüncü filmi, güçlü oyuncu kadrosundan oluşan sihirbazları yeniden bir araya getiriyor. Uzunca geçen 9 yıllık bir aradan sonra gelen üçüncü film, izleyicilerde hoş bir nostalji havası yaratsa da geç kalınmış hissettirmekten kendini kurtaramıyor. Filmin kendisi de bu nostalji havasına yakalanmış hissettiriyor; öyle ki bu sorun film sürdükçe bunun bir üçüncü film değil, yeniden toplama bir ilk film hissiyatına bırakıyor insanı. Genç Sihirbazlar Sahneye Çıkıyor Üçüncü filmle birlikte Ruben Fleischer’in yönetmenlik koltuğuna oturduğu Now You See Me:…

Daha Fazla Oku

Predator: Badlands, ilk dakikadan itibaren izleyiciyi dünyasının içine alıyor. Yautja kültürünü ise beyazperdede eşine rastlamadığımız düzeyde inceleme şansımız oluyor. Bu unsurlar ve ana karakterin bir Yautja olması haricinde, bu filmin serinin mirasını taşıyabildiğini söylemek zor olacaktır. Predator (1987), 80’lerin abartılı aksiyon filmlerinin eşsiz bir örneğiydi. Bunun en büyük nedeni de, filmin klişe bir B sınıfı film olarak başlayıp canavarın ortaya çıkmasıyla birlikte şok edici ve acımasız bir hale gelmesiydi. Karakterin tonunu ortaya koyan bu film, canavarın yıllar içindeki ‘amansız katil’ imajını da yaratan filmdi. Formülize Bir Süper kahraman Komedisi Predator: Badlands için söyleyebileceğim en kötü şeyler, ‘şaşırtıcı’ ve ‘eğlenceli’ olacak…

Daha Fazla Oku

Büyük beğeni toplayan toplayan Broadway müzikalinin ilk perdesi olan Wicked, 2024 yılında vizyona girmişti. İlk perde, yılın en yüksek hasılat yapan beşinci filmi olmakla beraber on dalda da Oscar’a aday gösterilmişti ve ikisini kazanmıştı. Fandango’daki Önceki Rekor Da Kendisine Aitti 21 Kasım’da vizyona girecek Wicked: For Good’un 2025’in en çok ilk gün ön satışına sahip filmi olduğunu açıkladı. Filmin ilk gün ön satışı, tüm zamanlar içerisinde ilk 10’a yerleşti. Bununla birlikte, PG dereceli filmler arasında tüm zamanların en yüksek ilk gün ön satış hasılatına sahip filmi oldu. Daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!

Daha Fazla Oku

The Fantastic Four: First Steps görsel olarak Marvel’ın şimdiye kadar yaptığı en iyi işlerden biri. Estetik anlamda 60’lar stilini yansıtan retrofütüristik estetik sizi hemen içine alıyor. Eğer mavi beyaz tonların hakim olduğu bir görsel şölen size yetmediyse, aile saadatini hemen hissedeceğiniz dörtlü sizi karşılıyor hemen. Vanessa Kirby, Pedro Pascal, Joseph Quinn ve Ebon Moss-Bachrach, başka aktörlerin yapamayacağı kadar değer katıyorlar filme. Oyuncular ve karakterleri arasında kusursuza yakın bir senkron oluşmuş olsa da filmin en beklenmedik performansı Joseph Quinn’den geliyor bana kalırsa. Kendi iyi yaptığı şeyleri bir kenara koyduğumuzda, yüksek bütçeli ortalama bir süper kahraman filmi kalıyor geriye. Filmin Çözümleri Yaratıcılıktan Uzak…

Daha Fazla Oku

Tainted Grail: The Fall of Avalon, The Elder Scrolls ve Kingdom Come: Deliverance gibi yapımların izinden gidiyor. Kendi gotik, grotesk ve karanlık atmosferiyle onların mirasına sahip çıkıyor. Questline tarafından geliştirilen ve Awaken Realms tarafından 23 Mayıs 2025’te piyasaya sürülen Tainted Grail: The Fall of Avalon, Polonya kökenli aksiyon-RPG türünün en yeni örneklerinden biri. Questline, oyuncuyu Kral Arthur efsanesinin çökmüş bir geleceğinde, yıkımın ve çürümüşlüğün ortasında geçen bir hikayeye davet ediyor. Yitip Gitmiş Bir Dünya Tainted Grail: The Fall of Avalon’un görsel dünyası, çarpık ve dehşet verici bir his uyandırıyor. Bu tercih, sadece görsel yapısıyla değil, hikayenin temeliyle de örtüşüyor. Yaklaşık…

Daha Fazla Oku

Warner Bros. Discovery’nin dijital platformu HBO Max, Haziran takvimini açıkladı. Bu yaz da içerik çeşitliliğiyle öne çıkan Max, uzun yaz akşamlarında ekran başından kalkmak istemeyeceğiniz yapımlar sunuyor. Gelin, Haziran ayında öne çıkan başlıklara birlikte göz atalım. Mountainhead Jesse Armstrong’un yazıp yönettiği “Mountainhead,” küresel bir krizin gölgesinde bir araya gelen milyarder arkadaş grubunun hikayesiyle Max’in Haziran programında öne çıkan yapımlardan biri. Yedi Emmy ödüllü ve Oscar adayı Armstrong, “Succession” sonrası bu kez insan doğasını, servet ve kriz bağlamında yeniden sorguluyor. The Parenting Lisa Kudrow ve Brian Cox’un başrollerini paylaştığı bu eğlenceli korku-komedi, genç çift Rohan ve Josh’un ailelerini tanıştırmak üzere kırsalda…

Daha Fazla Oku

DC Sinematik Evreni’nin yeni dönemini başlatması beklenen James Gunn imzalı Superman filmi, sinema severlerin merakla beklediği yapımlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte perde arkasında yaşanan hukuki gelişmeler, filmin uluslararası gösterimini tehlikeye atıyor. Geçtiğimiz nisan ayında, Superman ile ilgili daha önce açılmış olan bir telif hakkı davası düşürülmüştü. Son Puck bülteninde hukuk uzmanı Eriq Gardner, avukat Marc Toberoff’un, Superman’in ortak yaratıcısı Joe Shuster’ın mirasçıları adına telif hakkı davasını New York eyalet mahkemesinde yeniden açtığını bildiriyor. Toberoff, ayrıca Warner Bros.’un Birleşik Krallık, İrlanda, Kanada ve Avustralya’da Superman’i “istismar etmesini” engellemek amacıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunuyor. Zira bu ülkelerdeki telif yasaları nedeniyle mirasçılar,…

Daha Fazla Oku